Üstsüz kalmış iri göğüsleriyle o an karşısında duran anneyi süzüyor, gözleri dolgun yuvarlak hatlarında geziniyordu. Elleri titreyerek gecenin karanlığında yumuşak tenine dokunuyordu; ama içindeki hırçınlık çoktan kabarmıştı bile. Ağzıyla yani sakso yapmaya başladığında kadının nefesi hızlı hızlı kesiliyordu, yanakları kıpkırmızı olmuş, inlemeler boğazından zorla dışa çıkıyordu. Yarağını sertçe kafasında gezdirip sonra amcık arasına saplamak için hazırlarken kadın dizlerini büküp onu bekliyordu, tam dişi bir av gibi kapanmaya hazır…
Dudağını ısırarak “Daha sert dayayacağım seni!” diye mırıldandı, adam ise hiç affetmeden derin ve gürültülü köklemesini sürdürüyor; her girip çıkışıyla kadının içinde sanki cehennem alevleri yanıyordu. Gögüsleri hopluyor, belki biraz kaçmak istiyorsa da bu tahrik zincirinden kurtulması mümkün değildi artık. Amcığını dudaklarına alıp sokarken, dilini sürdürüyor, kadın boynundan tutup ısırıyordu. Sikiş hızlandıkça nefesi iyice düzensizleşmişti; “Yar!!!” diye bağırtısı odanın duvarlarında çınlıyordu.
Kadın kendini onun kalçalarına bırakıyor, bedenleri birbirine daha sıkı siniyor; adam çılgınca içten vuruyordu amcığına. Gözlerini kapatıp vahşi hazla donuyorken yumuşak amk deliği de hırpalanmaya başlanmıştı, parmaklarını boğazını sıktığı gibi oraya da sıkıca bastırıyor ve her itilmede daha fazla inletiyordı onu. İnatçı bir çığlık koptu dudaklarından; “Kökle beni tam ortadan!” diye yalvarıyordu arada kendi kendine neredeyse ağlayarak.
Son turda elindeki sertliği iyice çoğalttı adam ve bütün gücüyle amcığını içine çekerek yüklenmeye başladı. Kadının bedeninde titremeler baş gösterdi; coşkuyla yayılan dakika dakika yayılan tetikler onu parçalara ayırdı. Birdenbire yüksek bir iniltiyle kendini bıraktı yere doğru yayılırken adam da son bir kere köklemesini basıp tüm yükünü boşalttı içine… Odayı sadece nefes alışverişlerin tiz sesleri doldururken ikisi de isyan edercesine bitkin düşmüştü yatağa serilmiş durumda.

