Otelin loş ışıkları altında, ter kokan buhar odasında vücutlarının her kıvrımı çıplak ve savunmasızdı. Masaj için çağrılan o folloş spa kızı, sırtında ellerin sert dokunuşlarıyla gevşemeyi beklerken, adamın sinirli ve kararlı hareketleri ortamı yavaş yavaş değiştirmişti. Başta nazik başlayan el temasları yerini sert dayamalara bırakmıştı; parmakların teninde gezdiği her yerde heyecan ve ucuza kaçmayan bir pislik vardı. Giyinik tonlar gitmiş, saten bedenler birbirine yapışmıştı.
Masörün eli sıkı sıkıya kavramıştı kızı. Yarağını tetikleyecek şekilde sırttan kalçalara doğru inen eller, kızın içinde kıvranan arzuyu körüklüyordu. Sonra sürtünmeler arttı, masaj alevlendi; adamın sertliği tüm bedene yayıldı. Spa kızının amcığı iyice açılmış, her bastırmada içine dolan sıcaklığın farkına varmıştı. Sert dayamalarla sırt üstü çevirmişti onu; nefes nefese alan bıdığın yüzüne bakan gözlerinde korku ve sapıklık aynı anda parıldıyordu.
Köklemenin dozunu bozmadan ard arda sokulmalar başladı. Yumuşak teni sıyrılıyormuşçasına yarağın sertliğiyle amcığına dalıyor, her inleyişinde bedenini kendi emrine alıyordu adam. Kızın sesi çatlamıştı artık; çığlıklarla ağzını kapattı ama amcığını tutamadı, inlemeleri dışarı taşıyordu. Dik yaram derin deliklerde yok olurken adam daha sert vuruyor, demir tokmak gibi yumruklarla bedenini eziyordu.
Folluğun zirvesine çıkmıştı artık ikisi de. Masaj salonundaki sıcaklık başka bir hal almıştı; yarak dudaklarından sarkıyor, amından girip çıkan serçe parmağı gibi hissettiriyordu her hareketi. Sonunda adam kendini tutamayıp kızı karnına yatırdı, derin bir kökləməyle tüm sıvısını onun içine boşalttı. Amcıktan gelen sıcak akıntılar arasında kız mest olmuştu, tadi damağında kalmış pisliğin farkındaydı.
Şimdi orada öylece yatıyorlardı; terden ıslandılar, yorgun ama tatmin olmuşlardı. Her yanlarında kalan ısı ve o kirli anılarla yeniden giyinip salonun kapısından çıktılar; içeride kalanlar ise sadece fısıltılarda yankılanacaktı…

