Üzerinde incecik siyah dantel sütyen, daracık mini eteğiyle odaya yaydı kendini. Dudakları ıslandı, gözleri parıldıyordu; tam bir sapık gibi içindeki ateşi dışarı kusmaya hazırdı. Diğer kadın karşında diz çökmüş, sertleşmiş yarığa bakıyor, diliyle hırçınca gezdiriyordu. Amcığın arasından sarkan damarlara basacak kadar bastırıyor, nemli folloşun kokusunu içine çekiyordu. Elleriyle kıvrak kalçalara sıkı sıkıya sarılarak çekiştiriyor, kadının inlemesini körüklüyordu.
İlk önce parmağını soktu amcığın içine, yavaşça açarak sakso işaretini veriyordu. Parmaklarıyla hem amcığı masaj yapıyor hem de salyalarla ıslattığı amcığı iyice şişiriyordu. Sonra dilini derinlere indirdi; salladı geceyi aydınlatan o zevk dolu anlarda. Diğerinin nefesi kesiliyordu; “Dayanamadım ki,” diye inliyordu titreyen sesiyle. Öyle iştahlı öpüşüyorlardı ki dudaklar uçuşuyor, diller birbirine giriyor, adeta savaş halindeydi yollar.
Yatak kenarında hızlandı hareketler; soğuk mermer üstünde sıcak bedenler birbirine değdikçe elektrik saçıyordu ortama. Mini eteğin altından kaymış elleri kalçalara bastırdı, biraz daha aşağı indiğinde elle yaptığı kökleme diğerinin canını yaktı ama buna rağmen inlemeleri gittikçe keskinleşti. Eller dizlere tutunmuştu; arka arkaya dayamalarla yokluyordu kadının deli gibi boşalmaya hazır olan amını.
Sonunda geri çekilip kahkaha atarcasına yaklaşırken sertçe sapladı yarığını içine. Kadının vücudu yay gibi gerildi; çığlıklar yükseldi odanın duvarlarından sekerek geri geldi. Nefes nefese kalmışlardı; yoğun ve kirli arzularıyla birbirlerinin amlarına hükmedip duruyorlardı gecenin koynunda. Göz göze geldiler ve anlamışlardı: bu sertlik bitmeyecekti şimdi…

