Rachel James, sarı saçlarının parlaklığıyla odayı doldururken, gözlerindeki ateş yavaş yavaş kabarmaya başladı. Vücudu gergin bir ip gibi gerilmiş, her hareketine yoğun bir arzu sinmişti. Yatak odasının loş ışıkları altında Rachel’ın teni adeta yanıyor, dudakları hafifçe aralanmıştı; nefesi kesik kesik ve heyecanlıydı. İçinde taşıdığı tutku dışa vurmayı bekleyen bir volkan gibiydi; her an patlamaya hazırdı.
İlk dokunuşlar, sert ve kararlıydı. Ellerinin titrek değil, tam aksine emeklemiş bir tehlikeyle yapıştığı yerde vücut kıvrılıyor, içten gelen istekle çırpınıyordu. Rachel’in parmakları yavaşça amcığını keşfe çıkarken, yüzündeki ifade sapkın bir zevkin sınırlarını zorluyordu. Yumuşak ama ısrarcı hareketlerle, yarak kemiğine doğru ilerleyen elleri adeta orada saklanan gecikmiş arzuyu uyandırıyordu. O anlarda nefesi kesiliyor; bedeninin en derinlerine işleyen o domuzca hissetme haliyle sarsılıyordu.
Sırt üstü yatırıldığı yatakta, göğüsleri hızla kalkıp iniyor; havayı çekişi artıyordu. Üstüne çöken adam, sertliğini saklamadan dayıyor vücuduna. Rachel’in amcığını parmaklarıyla şımartırken ağzıyla da buluşan yumurta sarkacına kadar inerken sesleri giderek daha yüksek ve kabalaşıyordu. Dudaklarının arasından çıkan ahlar gittikçe çığlık boyutuna geliyor; boğazında şeytanın pis öpücükleri hissediliyordu.
Artık dayama başladı, adam tekmeler gibi karnına koyuyor var gücüyle. Yarağı hızlı hızlı sürüyor girip çıkmalar arasında; her seferinde daha derinden vuruyor içine, Rachel’in amcığına yakın noktada patlama noktasını zorluyordu. Alt yapıyı titreten kökleme sonunda son aşamaya ulaştığında ikisi de kontrolünü tamamen kaybetti: Rachel acıyla karışık zevkin içinde iniltiyle inlerken adamın yarak ucundaki buhar tütüyordu resmen.
İnatçı bir boşalma geldiğinde sesler birbirine karışıyor; oda kabus gibi hem kirli hem de tutkulu bir fuhuşun merkezine dönüşüyordu. Rachel’in yüzünde orgazmın vahşi izi kalmışken adam da üstünde iki damla sıvısını bırakarak onu zorladığı anda tüm hayvanlığıyla teslim olmuştu. Son nefeste kalan o son hırıltıyla birlikte sahne kan kokusuyla karışmış seksin en ham halini sonsuza dek belleklere kazıyordu.

